22.4.14

Dear John

2006 yılında en çok satan romanlardan Nicholas Sparks imzalı "Dear John" 2010 yılında yönetmen Lasse Hallström tarafında beyazperdeye uyarlandı. Sparks romanlarını sevdiğim gibi aynı zamanda romantizm ve trajedi ağırlıklı temalar içeriyor.  

Hikaye 2001 yılında geçmektedir. Ailevi sorunları sebebiyle orduya yazılan John Tyree özel birlikte yer alır. İki haftalık iznini kullanmak için yaşadığı kasabaya geri döner. Burada tesadüfen hayır kurumlarında çalışan üniversite öğrencisi Savannah ile tanışır, aşık olur. Görev yerine geri dönmek zorunda kalan John, Savannah ile mektuplaşmaya devam eder. İzin zamanı aşkının yanına gitmek isterken 11 Eylül saldırısı yüzünden orduya geri çağrılır. Filmin konusu bundan ibaret.
Filmin başrollerini Channing Tatum ve Amanda Seyfried paylaşıyor. Channing Tatum'u Step Up serisinin ilk filmini izleyenler varsa oradan anımsayabilirler. Filmde ki karakterlerinden bahsedecek olursak, iki oyuncuda yaşadıkları aşkı yansıtışları, çok inandırıcı. Yönetmenimiz, birbirlerine karşı kimyası tutan iki güzel oyuncu bulmuş. Filmin tek bir kaç sorunu var bana göre ağır ilerlemesi onu da ani çıkışlar yaratarak kurtarıyor yönetmen. Üzerine gidebilecek karakter analizleri sönük kalmış. Şunu da belirtmek isterim ki; 11 Eylül adına bir şey yok sadece küçük bir detay o kadar. Fakat filmde sinir olduğum bir olay vardı ki; Afganistan sahnesinde askeri tuzağa düşürmüş kişinin ciddi ciddi Türkçe konuşuyor olmasıydı. Anlayacağınız bize terörist muamelesi yapmışlar. O yüzden filmi sırf başladığım için bitirmek zorunda kaldım o yüzden sinirlerim bozulmadı değil. Neyse; Savaş ve aşkın bir arada işlendiği bir film dersem yeridir. Savaş kısmı romantizm karşısında sönük kalıyor. Duygusal bir hikaye özledik diyorsanız, "Sevgili John" tam da size göre..  Ben bu filmi izlediğim zaman izleyecek bir şeyler ararken denk geldiğimden izledim. Beğendin mi? diye sorarsanız.. Tartışılır.. Duygusallığını sevdim. Filmin duygusallığı gibi müziklerinin de hakkını yememek lazım.


2 yorum:

  1. başka ırktan izleyenler muhtemelen konuşukan dili de arapça sanmışlardır.
    bu hollywoodun yaptıgı hataların bizimkiler yapsa yerden yere vururuz bu bi gerçek.
    filmini izlemesek de kitabını mı okusak, çevrilmiş midir ki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben mi yanlış anladım acaba diye iki kere izledim o sahneyi, amerikan askerleri Türkçe mi biliyorda hemen anladı tipik mantık hatası. O yüzden kitaptan uyarlama filmlerde seçici oluyorum. Kitabını oku filmi sadece izlemek adına izlersin yoksa bir kaybın olmaz. Çevirisi var kitabın canım

      Sil

Düşüncelerinizi lütfen benimle paylaşın..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...