24.9.14

The Maze Runner

Dylan O'Brien'in başrolünü oynayacağını öğrendiğimden beri uzun zamandır beklediğim filmlerden biri "The Maze Runner" bizimkilerin deyişiyle "Labirent: Ölümcül Kaçış" 19 Eylül'de vizyona girdi.
Fantastik-bilimkurgu çeşitlemelerinin yazarlarından biri olan James Dashner genç okuyucularına yönelik yazdığı kitap üçlemesinden ilki olan The Maze Runner'ın beyaz perdeye uyarlanmış hali. FYönetmenliğini ve senaristliğini görsel efekt alanındaki deneyimi ile tanınan Wes Bal'ın üstlendiği filmin genç oyuncu kadrosu ise;Teen Wolf'un Stiles karakterini canlandıran Dylan O'Brien, Aml Ameen, Will Poulter, Kaya Scodelario, Thomas Brodie Sangster, Ki Hong Lee, Jacob Latimore, Blake Cooper gibi pek çok isim yer alıyor.  Amerikan yapımı bir filmde bile bilmeden koreli bir aktöre rast gelebiliyorum tabi ki. Ki Hong Lee Kore asıllı Amerikalı oyunculardan.  O zaman biraz filmde bahsedelim
 Film, Thomas bir asansör aracılığıyla bilinçsiz bir halde geldiği daha doğrusu getirildiği Kayran adında bir bölgede özlerini açmasıyla başlıyor. Geçmişe dair hiçbir şey hatırlamayan kahramanımız bu bölgede kader dostlarıyla karşılaşır. Thomas'da tıpkı onlar gibi "Buraya neden getirildim?" sorusunun cevabını aramaktadır.  Bölgenin etrafını saran Labirent gerçeğiyle yüzleşiyor.Sadece koşucuların girebildiği bu labirentin ise hem içinde hem dışında bazı kurallar var Karlan'a gelen ilk kişi olan Alby'den bu yana zaman içerisinde şekillenmiş kurallar bunlar ve tahmin edileceği gibi Thomas gelir ortalığı karıştırana kadar kimsenin bu kuralları sorgulama zahmetine girmeden kabullendiği kurallardır.. Sonrası tipik seçilmiş klişeleri, asilikten ve asaletten taviz vermeyen Thomas'ın yasak diye karşısına dikilen her şeyi didiklemesi, bu yasakların o kadar tehlikeli olmadığını keşfetme süreci ve nihayetinde hem kendisinden hem de diğer Kayran sakinlerinden büyük bir öz veriyle gizlenen o karanlık gerçekle yüzleşmesini mantıklı olay örgüsüyle servis ediyor senaristler. Sürpriz olmadan, risk olmadan çekilmiş bu filmin albenisi yüksek..
Serinin ilk filmi yeni fikirler türetmek dışında fantastik türünün temiz örneklerinden biri olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. İlk film daha çok üçlemeye yayılan hikayeyi tanıtma konusunda da oldukça basit adımlar atıyor. Daha doğrusu öz ve yalın anlatımı sinema perdesinde görüyoruz.
Son yıllarda karşımıza çıkan fantastik filmler gibi klişelere bol bol rastladığımız film Fantastik tema filmlerin klişelerine benim gibi barışık olan izleyiciler için lezzetli bir genç işi bilim kurgu örneklerinden biri. Filmin yönetmeni Wes Ball'In ilk yönetmenlik denemesinde sınıfı geçmesini sağlasa da; devam halkasında atılacak olan daha cesur adımlarla hafızalarda uzun vadeli yer edinecek bir üçlemenin doğması işten bile değil. Filmin sonu, bir yandan devam filminde ortaya etkileyici şeylerin çıkaracağının garantisi diyelim. Sonuç olarak Açlık oyunları tarzı aksiyon-bilimkurgu filmlerini seviyorsanız "The Maze Runner" uygun bir seçim..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi lütfen benimle paylaşın..