18.3.15

8 Saniye



Film, Berlin'de doğup büyümüş olan Esra İnal'ın hayat hikayesini anlatmakta yani senaryo yaşanmış bir hikayeyi konu alıyor. Aslında Esra'nın hayat hikayesinden daha çok, rüyaların gerçek dünyaya taşmasıyla yaşadığı gel-gitleri anlatıyor. Çarpıcı hikayesini film de kendi canlandırıyor. 
Böcek Yapım'ın üstlendiği ve yönetmenliğini Ömer Faruk Sorak'ın yaptığı "8 Saniye" sıradışı filmin dış çekimleri Almanya'da tüm iç çekimleri ve rüya sahneleri ise Türkiye'nin İstanbul, Mardin, Tuz Gölü'nde çekilmiş. Filmin son sahneleri ise Meksika'da çekilmiş. Esra İnal'a filmde Fırat Çelik, Fahri Yardım, Mehmet Kurtuluş, Salih Kalyon gibi isimler eşlik ediyor. Yılmaz Erdoğan ise; derviş rolüyle karşımıza çıkıyor. Ayrıca "Dört Anlaşma" (The Four Agreements) kitabının yazarı Don Miguel Ruzi de konuk oyuncu olarak görüyoruz. BöceklFilm; BKM, GalataFilm ve Barefoot Films'in ortak yapımı "8 Saniye" filminin görüntü yönetmenliğini Emmanuel Kadosh üstlenirken müziklerini ise Meksikalı Gustavo Farias yapmıştır.

 Esra İnal

Esra İnal'ın ilk oyunculuk deneyimi olmasına rağmen oldukça başarılı olduğu gözlerden kaçmıyor.Film Esra'nın Berlin'de yaşayan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmesiyle başlar. Ablaları tarafıdan büyütülen Esra küçükken görmeye başladığı ilginç rüyalarla, uykuları kaçmaya başlamıştır. Seneler geçtikten sonra özel ilişkilerinde sorun yaşamaya başlar. Başkalarının Esra'nın hayatında söz sahibi olmask istemesi ve kısıtlama istekleriyle çatışır. Aslında temel sorun ilişkileri değilde kendi içinde yaşadığı çıkmazdır. Çocukluğundan beri derin rüyalar görür ve bu rüyaları anlamlandırmaya çalıştıkça, günlük yaşamda dahya büyük sorunlar yaşar. Gördüğü rüyaların ortak noktası daha önce hiç tanımadığı bir adam tarafından sürekli korunmasıdır. Her seferinde bu durum korkutsa da sonunda bir karar verir ve kilit noktayı bularak peşinden gitmeye başlar.
Filmin geçişleri harika denebilecek kadar iyiydi. Yani rüyadan gerçek hayat uzanan dokunuşları bir hayli güzel. Zaten bu konuda hiç bir masraftan kaçmamış. Rüyalar dünyasında doşalan Esra'yı ve onun hayatına dokunan insanları anlatılıyor. Fakat kötü davanan insanlar yok, kendi hayatını yaşayan Esra'nın hayatına dahil olan insanlar var. Film bir açıdan kadına açılan özgürlük kapısı görevini üstlenmeye çalışıyor, hayatında ki insanın hayatındaki insanları affederek insanın hayatla barışık hale geleceğinin üstünü çiziyor bunu kahramanın açmazlarıyla anlatıyor.
"Korkma seni korkutmalarına izin verme.." sözleriyle
Yılmaz Erdoğan "derviş rolüyle izleyicilerin karşısına çıkıyor.

Yılmaz Erdoğan

8 Saniye filmini izlerken tüyleriniz diken diken olacak. Bir çok kişinin kendinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum. Filmi izlerken bir bakmışsınız yüzünüzde tebbessüm bir bakmışsınız gözleriniz de yaş bulabilirsiniz. Senaryo; her ne kadar içerik olarak ağır olsa da, aynı zamanda hayatın özünü basit bir şekilde çözümleyerek sunuyor. Film bitiminde, bir çok farklı düşünceyle ayrılacaksınız belki de sorgulamak sizin de bir özelliğiniz olacak. Benim kişisel görüşüm, filmden etkilenmek ve hayatımızda bir şeylerin değişiminde filmin etkilerini yansıtmak için duygusal, hassas, detaycı ve bunlara karşı da ruhen güçlü olmak gerekir. İnsanların genelde yanlış yaptığı şeyleri de göz önüne seren film, yeni bir bakış açısı oluşturuyor.
Esra İnal'ın filmde ki enerjisi pozitif etki katmış yani kendi hayatını güzel, samimi ve dolu bir biçimde canlandırıyor. Görsel efektlerin filme katkısı da bir hayli başarılı. Rüyalar aleminde ve onların yansımasına farklı bir yerden baktığı için izlenebilir. Filmin adının neden "8 Saniye" olduğuna dair bilgi vermek yerine filmi izlerken bulmanızı isterim. Çünkü cevabı, ilginç ve beklenmedik. İmkanınız varsa, ilk fırsatı değerlendirerek filmi izleyebilir, Esra ile birlikte iç yolculuğunuza başayabilirsiniz.
Fragman için; TIKLA

2 yorum:

  1. babaannem tvde veya gazetede bu filmin reklamını görmüş.Onun isteğiyle sinemaya gittik.Tam anlamıyla 0 beklenti içindeydim hatta önyargılı olduğum bile söyleyebilirim :D Film başladı ilerliyor derken o kadar beğendim ki anlatamam :D belki de bu kadar beklentisiz olmam filmi beğenmeme sebep oldu ama gerçekten çok beğendim oyunculuklar senaryo efektler hepsi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senaryonun gerçek hikayeden esinlenerek oluşturulmuş olmasından kaynaklı dikkatimi çekmişti. Bu sebeple hemen gitmiştim. Beklentim senin gibi sıfırken ilk defa bir türk filmi izledikten sonra tatmin olduğumu düşünerek çıktım sinemadan. Harikaydı.

      Sil

Düşüncelerinizi lütfen benimle paylaşın..