29 Ara 2015

Star Wars:The Force Awankens


Filmde seriye yeni katılan Rey ve Finn karakterlerini çevresinde şekillenen, Karanlık Taraf olan ilk Düzenden (First Order) kaçarak hayatta kalma ve droid BB-8'e verilen gizli görevi yerine getirme öyküsü, Güç'ün yeni sahibine seslenmesiyle de farklı boyut kazanıyor. Baş karakter rollerinde oyuncular Daisy Ridley ve John Boyega'yı gördüğümüz filmde serinin fenomen karakteri de geri dönüyor. Kadrosunda Ridley ve Boyega'nın yanı sıra ayrıca Oscar Isaac, Lupita Nyong'o, Gwendoline Christine, Adam Driver'ın da yer aldığı filmin orjinal kadrosunda bulunan Harrison Ford, Carrie Fisher, Mark, Hamil, Peter Mayhew de bu filmle birlikte geri dönüyor.

Lucas Film'in yapımcılığında hayata geçirilen filmin yönetmen koltuğunda ise J.J. Abrams oturuyor. Abrams'ın Star Trek filmiyle yola çıktığı alt düzey uzay seremonisinde kendini kanıtlamasıyla bir de bir üst düzey olay Star Wars'ı deneyeyim diyerek çıktığı yolda yer yer serinin efsane yönetmeni George Lucas'ı aramış olsak dahi aslında Abrams'ın eski ve yeni arasında kurduğu bağlantı filmi olan The Force Awakens özgünlüğü kaybetmediği için iyi  bir iş çıkardığı düşüncesindeyim. Zira; bir çok Star Wars hayranı gibi aklımdaki tek bir soru var idi. Yönetmenlik koltuğunu George Lucas'dan devralan J. J. Abrams'ın nasıl bir iş çıkaracağı düşüncesiydi. Film izlerken anlıyorsunuz ki başarılı yönetmen Star Wars serisinin son yıllarda çekilen filmlerine iyi çalışmış ve bir çok izleyiciyi tatmin edecek şekilde isteklerini yerine getirmiş. Özelikle Lucas'ın eski filmlerde oluşturduğu kendine özgü dokusunu beyazperdeye harika bir şekilde yansıttığı kanaatindeyim.

Hikayesi ve kurgusu kuvvetli fimleri takip eden biri olarak Star Wars serisinin 4-5-6'yı kendi içinde, 1-2-3'ü kendi içinde değerlendiriyorum. Star Wars'un son üçlemesi o dönemin detay ve felsefe harikası olmasının yanında aynı zamanda dönemimin çok ötesinde öngörülere sahip özel bir film. Star Wars 1-2-3 ise 4-5-6'nın bazı hususlarını detaylandırıldı kanaatindeyim.


Star Wars filmlerinin konu itibari ile en çok yoğunlaştığı, clon savaşlarından bir miktar öncesi ve bir miktar sonrası, bu döneme ait 6 film, 9 cilt çizgi romanın arasında bir kitap, müstakil yazılmış kişileri anlatan kitaplar ve bunların toplamı neredeyse 40 seneye sığan bir dönem. Bu hikayeleri bilmeden veya anlamadan film hakkında esaslı yorum yapması oldukça zor. SW4 öncesi hikayede Jedi külliyatı sıfırlanmış idi. Sonrasında ise artık gücü öğrenmeye çalışan ellerinde neredeyse hiç bir belge ve bilgi olmayan bir grup Jedi talebesini yeni üçlemenin ilk filmi  ancak bu kadar iyi işleyebilirdi.

The Force Awankes, 6. filmin 30 yıl sonrasında geçiyor. Bizi yıldızlar arası savaşa tekrardan sürüklüyor. Bu sefer İlk Düzen adıyla karşımıza çıkan kötü tarafta lider olarak Kylo Ren karakterini görüyoruz. Star Wars filmlerinde kült kötü karakterler arasında adını yazdırmış olan Darth Vader evrene tehdit saçıyordu. Vader gibi kötü bir karakterden sonra afişlerde ve fragmanda Kylo Ren'i görünce ondan da bir Darth Vader olmasa da onun ayarında bir kötü karakter çıkacağını düşünmüştüm. Fakat beklediğimin altında vasat buldum diyebilirim. Bu filmde diğer filmlerle kıyaslanmayacak kadar espiri ve komedi vardı. Bunu sağlayan başlıca karakter ise Finn idi. Seriye bu film ile dahil olan karakterimiz yerinde ve dozundaydı. Bir diğer yeni nesil karakter ise Rey, yüksek olasılıkla direnişin lideri olarak yer alacağı düşüncesindeyim.

star wars


Efsaneleşmiş Star Wars filmlerini tekrar tekrar izleyen, kitaplarını, çizgi romanlarını okuyarak her daim bu oluşumun bir hayranı olarak filmin senaryo açısından eksikliği, hikaye derinliği idi. Star Wars'ın bu kadar hayran kitlesine sahip olması gözümüzle gördüğümüz ana hikaye değil. Arka planda biraz işlendikten sonra genişçe hayal gücümüze şekil verdiğimiz bu muazzam evren; sonsuz sayıda ve harika yaratılabilecek gezenler, ırklar, politikalar, olay görgüleri vs. The Force Awankens ile bu duyguyu yakalayamıyoruz. Bunun nedenin ise, geçiş filmi olduğu düşüncesinin hakim olması. Bu şekilde düşünmemize sebep olan ise; Star Wars daha önceden bildiğimi geçiş filmi olan The New Hope filminin devamı gibi hissettirmesi. Bu şekilde hissetmemizin temelinde aslında JJ Ambrams'ın bir nevi stratejisi olduğu aşikar. Zira serideki benzer olguları işleyip o duyguları yakalayarak eski hayranları memnun edip onları kazanarak fazla risk almadan yoluna devam etmesi oldu.

Film güzel, görseller harika, yeni karakterleri sevdik. Biz Star Wars sevenler ikinci film çıkana kadar onlarca kez daga seyredip tüm detaylara vakıf olacağız. Star Wars evrenini 3D olarak görmek oldukça hoştu. Gerek uzay savaşları gerek ışın kılıcı dövüşleri 3D olarak çok güzel bir tat bıraktı ve görsellik olarak muhteşem bir şov sundu. Eski serilere kıyasla artısı olarak kesinlikle teknolojinin verimli kullanılmasını örnek gösterebilir ve filmi mümkünse 3D olarak izlemenizi  tavsiye ederim. Güç sizinle olsun.olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düşüncelerinizi lütfen benimle paylaşın..